Arayüz Kampanyası’nın Temmuz 2026 döneminde 1,255 kişiyle yürüttüğü araştırma, 18-30 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık yüzde 80’inin geçim zorluğu çektiğini veya birikim yapamadığını belirlerken, iktidar partisine destek veren genç seçmenin büyük kısmının oy tercihini doğrudan ekonomik şartların iyileşmesine bağladığını gösterdi.
Ekonomik gidişat iktidar desteğini etkiliyor
Bilgisayar destekli telefon anketi yöntemiyle düzenlenen “Arayüz Gençlik Araştırması: Siyasi Eğilimler, Sosyal Konumlanma ve Mobilizasyon Araştırması 2026” çalışmasında, iktidara oy veren gençlerin yüzde 56’sının mevcut desteğin devamını ekonomik şartlara bağladığı kaydedildi. Önceki sandıkta tercihini AKP’den yana kullanan ve yine oy vermeyi düşünen gençlerin yüzde 41’i ekonominin düzelmemesi halinde tercihlerini değiştireceğini beyan etti.
Katılımcıların oy verme gerekçeleri incelendiğinde,
“Ekonomi düzelirse AKP’yi desteklerim”
diyenlerin oranı yüzde 41 olarak belirlenirken,
“Ekonomi iyi gitmese de desteklerim”
ifadesini kullananların oranı yüzde 14 seviyesinde kaldı.
İkinci tur senaryosu ve kazanma algısı
Olası bir cumhurbaşkanlığı ikinci tur yarışında Ekrem İmamoğlu ile Recep Tayyip Erdoğan karşılaştırıldığında, kararsızlar dağıtılmadan önce İmamoğlu yüzde 43,4, Erdoğan ise yüzde 29,5 oranına ulaştı. Söz konusu senaryoda kararsız seçmen oranı yüzde 27 olarak hesaplandı.
Seçimi kimin kazanacağına dair beklentilerde gençlerin yüzde 58’i Erdoğan’ın, yüzde 42’si muhalefetin seçimi kazanacağını düşündüğünü ifade etti. Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 86’sı Erdoğan’ın kazanacağına inanırken, İmamoğlu’na oy vereceğini belirten seçmen grubunda bu beklenti yüzde 48 düzeyinde gerçekleşti.
Geçim sıkıntısı ve kaygı seviyesi
Araştırmaya dahil olan gençlerin yüzde 40’ı geçinemediğini, yüzde 39’u ise yalnızca geçinebildiğini ancak birikim yapamadığını beyan etti. Mavi yakalı çalışanlar ile işsizler kategorisinde geçinememe oranı yüzde 50 seviyesine kadar yükseldi.
Gençlerin günlük yaşamda en yoğun hissettiği duygu 10 üzerinden 6,4 puan ile stres ve kaygı oldu. Üniversiteden mezuniyet ve iş arama sürecini kapsayan 22-25 yaş aralığında stres seviyesinin 6,7 puan ile en yüksek noktaya ulaştığı görüldü. Kadınların stres seviyesi ise erkeklere kıyasla 0,8 puan daha yüksek ölçüldü.
Sandığa katılım kararlılığı ve kurumlara güven
Siyasete doğrudan yüksek ilgi duyduğunu belirtenler yüzde 22’de kalırken, katılımcıların yüzde 34’lük kesimi
“biraz ilgili”
olduğunu aktardı. İlgideki sınırlı görünüme karşın gençlerin yüzde 74’ü yapılacak ilk seçimde oy kullanacağını belirtti. Siyasetle ilgilenmediğini belirten grupta dahi sandığa gitme niyeti yüzde 65 olarak kayıtlara geçti.
Gençlerin yüzde 65’i problemlerinin siyasi partilerce gündeme getirilmediğini, yüzde 60’ı ise kendi geleceğinde söz sahibi olmadığını bildirdi. Kurumlara güven sıralamasında yüzde 43 ile TBMM ilk basamakta yer alırken; Meclis’i yüzde 32 ile sivil toplum kuruluşları ve yargı, yüzde 29 ile belediyeler, yüzde 26 ile medya ve yüzde 23 ile siyasi partiler izledi. Gençlerin yüzde 37’si hiçbir kuruma güven duymadığını belirtirken, yüzde 80’i karar mekanizmalarında daha fazla genç görmek istediğini, yüzde 31’i ise siyasete girmeyi düşündüğünü iletti.
