Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye’deki bir kamu görevlisine ait yüksek tutarlı paranın İsviçre bankasına yatırılmak istendiğini ve işlemin şüpheli bulunarak Morgan Stanley tarafından incelemeye alındığını ileri sürdü. Fon krizine değinen Özdağ, sürecin içeride ve dışarıda bilinmesine karşın yeterli tedbirin uygulanmadığını savundu.
Parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Özdağ, İsviçre’de finans sektöründe çalışan bir tanıdığının kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
İsviçre’de bir bankaya Türkiye’den büyük bir miktar, bir devlet görevlisine ait para yatırılmak istenmiş. Banka da sormuş, ‘Bunun kaynağı ne?’ diye. Fon geliri olduğu ibraz edilince İsviçre Bankası da bunu şüpheli bulmuş ve Morgan Stanley’e iletmiş. Morgan Stanley de bunun üzerine konuyu daha ayrıntılı tetkik etmiş.
Mevcut duruma tepki gösteren Özdağ, açıklamasının devamında şunları söyledi:
Yani sorunu herkes içeride ve dışarıda biliyor. Buna rağmen de önlem alınmıyor. Kriz büyüyor
Soruşturma süreci ve SPK adımları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 19 Aralık’ta resmî işlem başlatıldığını anımsatan Özdağ, SPK’ya yazı gönderildiğini kaydetti. İlgili yazışmada borsadaki muhtelif pay senetlerinde yaklaşık 100 kata ulaşan değer artışları saptandığı ve incelemeye alınan payların mühim bir kısmının fonlar üzerinden toplandığının belirlendiği bilgisini paylaştı.
Özdağ, SPK’nın 2025 yılının son çeyreğinde belirli fonlardaki olağan dışı hareketleri tespit ettiğini, konunun 2 Aralık 2025 tarihinde Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde görüşüldüğünü ve kurulun ertesi gün özel bir çalışma grubu kurduğunu aktardı. Kurumun sonrasında devreye aldığı düzenlemelerin yetersiz kaldığını dile getiren Özdağ, şu değerlendirmede bulundu:
Sorun yalnızca fon rehberi ve tebliğ yayımlayarak çözülecek noktayı anlaşılan çoktan aşmış
