İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verilerine göre, sektördeki yavaşlama eylül ayında da sürerek endeks değeri 48,1’den 47,9’a indi. Eşik seviye olan 50’nin altında kalan gösterge, jeopolitik belirsizliklerin ve maliyet baskılarının üretim faaliyetleri üzerindeki olumsuz etkisinin devam ettiğini ortaya koydu.
Bölgesel gerilimlerin talep üzerinde yarattığı baskı, yeni siparişlerin zayıflamasına ve imalatçıların üretim hacimlerini üst üste dördüncü ayda da düşürmesine yol açtı. Petrol, taşımacılık ve ham madde fiyatlarındaki artışlarla birlikte girdi maliyetleri enflasyonu son dört ayın zirvesine tırmanırken, şirketlerin bu artışları satış fiyatlarına yansıtmasıyla nihai ürün fiyatları da benzer şekilde yükseldi.
Sektörel ayrışmada gıda üretimi öne çıktı
İncelenen 10 sanayi kolunun 9’unda üretim daralması gözlenirken, gıda ürünleri son yedi ayda ilk kez üretim artışı kaydeden ve yeni siparişlerini yükselten tek sektör oldu. İstihdam tarafında ise izlenen alanlardan yalnızca kara ve deniz taşıtları ile elektrikli ve elektronik ürünler sektörlerinde personel artışı yaşanırken, en belirgin daralma ağaç ve kağıt ürünlerinde ölçüldü.
Girdi alımları eylül ayında üç sektörde artışa geçerken, gıda sektöründeki yüksek talep tedarik sürelerini uzattı; elektrikli ve elektronik ürünlerde ise teslimat süreleri bir yılı aşkın sürenin ardından ilk kez kısaldı. Sektörler genelinde en yüksek girdi maliyeti artışı kara ve deniz taşıtlarında, en yüksek nihai ürün fiyat artışı ise ana metal sanayisinde görüldü.
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Orta Doğu’daki savaş devam ederken, Türk imalatçıları eylül ayında da bu durumun etkilerini hissetmeye devam ettiğini belirtti:
Üçüncü çeyrek boyunca görünüm önemli bir değişim göstermedi ve jeopolitik koşullara ilişkin belirsizlik sektörde büyümeyi sınırlamayı sürdürdü. Bununla birlikte, PMI’ın üçüncü çeyrek ortalamasının ikinci çeyreğin hafif üzerinde olması toparlanmaya yönelik bazı temkinli sinyaller verdi.
